Hoşgeldiniz sayın ziyaretçimiz. Bugün 22 Eylül 2017.
E-Posta : Parola :
 

Halvetiyye Silsilesi


Halveti tarikatının silsilesi, velayetin ve nübüvvetin sultanı
Hz. Peygamber Efendimiz'den bu tarikatın kurucusu olan eş Şeyh Ebu Abdullah Siraceddin Ömerü'l Halveti Hazretleri'ne şu şekilde ulaşır:

  1. Seyyidü'l evvelin ve'l ahirin Muhammed Mustafa (s.a.v.)
  2. Ebu'l Haseneyn İmam Ali el Murtaza (k.v. ve r.a.)
  3. Seyyidü't Tâbi'în Ebu Sa'id Hasan b. Yesâr el Basrî
  4. eş Şeyhü'l Lami'î Habib el Acemî
  5. eş Şeyhü'l Kebir Ebu Süleyman Davud b. Nasır et Ta'î
  6. eş Şeyhü'l Fahin Ebu'l Mahfuz Maruf Ali el Kerhî b. Feyruz
  7. eş Şeyhü'l Kerim ebu'l Hasan Sırrı's Sakatî b. Muğles
  8. Seyyidü't Tâife-i Sûfıyye Ebû'l Kasım Cüneyd b. Muhammed el Bağdadî
  9. eş Şeyh Ebû Ali Ahmed Mimşâd ed Dineverdî
  10. Ebu Abdullah Muhammed Dineverî
  11. Muhammed Amveyh b. Abdullah el Bekri
  12. eş Şeyh Vecihüddin
  13. eş Şeyh Ömer el Bekrî
  14. eş Şeyh Ebu'n Necib Ziyâüddîn Abdülkâhir el Bekrî es Sühreverdî
  15. Ebheriyye tarikatı piri Ebû Reşid Kutbuddîn el Ebherî
  16. eş Şeyh Rüknuddîn Muhammed Nehhâs el Buharî
  17. eş Şeyh Şihabüddîn Muhammed et Tebrizî
  18. eş Şeyh es Seyyid Cemaleddîn-i Şirâzî
  19. Zâhidiyye-i Halvetiyye tarikatının pîri İbrahim Zahid Geylânî
  20. eş Şeyh Kerimüddîn Ahî Muhammed b. Nur el Halveti
  21. eş Şeyh Pir Ebû Abdullah Siracüddîn Ömer b. eş Şeyh Ekmelüddîn el
    Geylânî el Lahcî Halveti"

eş Şeyh Ebu Abdullah Siracüddîn Ömer Hazretleri, Geylan'ın Lahcan kasabasında doğmuştur. Burada yetiştikten sonra Harezm'de bulunan amcası Ahî Muhammed bin Nur el Halveti'nin yanına gitmiştir. Ondan inabe aldıktan sonra seyr u sülukta ilerleyerek hülefasının en ilerileri arasında görülmüştür. 1317'de amcası ve şeyhi Ahî Muhammed Nuru'l Halveti Hazretlerinin vefatı üzerine irşat makamına oturmuştur. Fıtrî kemalatı ve manevi mevki itibariyle Halvetiyye tarikatının kurucusu ve pir'i olmuştur. Bir müddet sonra Tebriz yakınlarındaki Hûy (Hoy) kasabasına, bir aralık Mısır'a oradan da Hicaz'a gidip hac farizasını yerine getirmiştir. Sonunda Sultan Üveys'in daveti üzerine Herat'a gelmiştir. Orada iken bir rivayete göre 1349'da, bir rivayete göre de 1397'de Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur.

Merhum Sadık Vicdanî, bu konuda izahatte bulunur:

"Pir Ömerü'l Halveti Hazretleri, bir gün ıssız bir yerde içi boş, büyük bir ağaç görüp bunun içinde halvete niyetle halkın bakışları arasında kaybolmuştur. Sevenleri, dostları, dervişleri şeyhlerine duydukları sevgiden dolayı nice müddet aradıktan sonra onu bu ağacın içinde bulmuşlar," der ve ardından kurmuş olduğu Halveti tarikatının nâm ve nisbetinin nereden geldiği hususunda şu izahı yapar:

"Bu çınar ve kırk erbaîn meselesinden doğmuş ve halvet zikrine aşırı bağlılığından dolayı Halveti lakabını almış olan muhterem amcası Ahî Muhammed bin Nuru'l Halveti'nin halifesi ve vefatından sonra irşat makamına geçmesi yüzünden onun lakabını almış olması ihtimal dahilindendir."

Bu konuda Muhammed İhsan Oğuz (k.s.) da "Hz. Şaban-ı Velî ve Mustafa Çerkeşi" adlı eserinde yukarıda zikredilen çınar hikâyesine yer verir:

"Dervişleri ve dostları boş çınarın gövdesinde halvet çıkaran Hz. Pir'i bulduktan sonra rica edip yalvarmış ve onu halvetten çıkarmışlar. Giderlerken çınarın Allah'ın emriyle Şeyh Hazretleri'nin ardından yürüdüğünü görmüşler. Bunun üzerine Şeyh Hazretleri, çınara hitaben: 'Niçin sırrımı açığa vurursun? Allah'a ibadetle sana bu kadar zamandır safa ve şeref verdiğim yetmez mi? Yerinde dur,' diye buyurmuş. Çınar da Allah'ın kudretiyle yerine varıp durmuştur.

Pir Ömerü'l Halveti Hazretleri'ne Halvetilik nam ve sıfatının verilmesi, birbiri ardınca kırk erbaîn çıkarmasından yahut çınar ağacının arkalarından yürümesinden yahut da halvet zikrini çok sevip önem vermesinden dolayıdır. Bu hususun amcası ve şeyhi Ahî Muhammed Nuru'l Halveti Hazretleri'nin tam ve kâmil varisi olmaları sebebiyle O'nun 'Halvetilik' lakabının kendilerine geçmesinden kaynaklandığı da söylenmektedir."

Sarı Abdullah Efendi rahmetli, "Semerâtü'l Fuâd" adlı eserinde Halvetiyye' nin "ha" sı kalpten masivayı boşaltmaya, "lâm" ı zikrin lezzetini, "vav" ı zahir ve bâtını koruma ve verdiği sözde durmaya, "te" si temkine, "ye" si güçlükten sonra kolaylığa, "he" si müşahedelere delalet eder, " der.

Hz. Pir Ömerü'l Halveti (k.s.) hakkındaki rivayetlerden biri de O'nun manevi cihad, ibadet ve takva ehli olup kırk erbain çıkardığı ve halvette 1600 gün kaldığıdır. O'ndan sonra gelen büyük pirlerden biri de Seyyid Yahya-i Şirvanî Hazretleri'dir. Bu zat-ı âli Seyyid İmam Musa Kâzım Hazretleri'nin torunlarındandır. Şirvan'ın merkezi olan Şumâhi'de doğar. Manevi feyzini Şeyh Sadreddin Hıtavi Hazretleri'nden alır. Halifelik makamına erişir. Şeyhinin damadı olmakla şerefledir. Şumâhi'den Bakü'ye geçerek ömrünün sonuna kadar orada yaşar ve ümmetin irşadına gayret eder.

Kırk kadar şube kurucusu yetiştiren Halveti tarikatının bugünkü feyz ve tesiri, Hz. Şirvanî'nin İslâm dünyasının çeşitli bölgelerine gönderdiği halifeleriyle gerçekleşmiştir. Onun kendi tedris ve irşat halkasında bin kadar halife yetiştirdiği söylenir. Bu halifelerden en büyüklerinin isimleri arasında:

  1. eş Şeyh Dede Ömer Rûşenî
  2. eş Şeyh Ali Alaaddîn
  3. eş Şeyh Pir Şükrullah el Ensârî
  4. eş Şeyh Habîb Karamanî
  5. eş Şeyh Muhammed Bahâüddîn el Erzincânî'nin isimleri zikredilebilir.

Hz. Şirvanî'nin İslâm âlemine kazandırdığı : Şifâü'l Esrar, Esrârü'l Vahy, Merâtib-i Esrârü'l Kalb, Esrârü'l Vuzû', Rumûzu'l İrşâdât, Menâzilü'l Arifin, Şerh-i Esmâ-i Seb'a, Şerh-i Süâlât-ı Gülşen-i Râz, Atvârü'l Kalb, Esrârü'l Talibin isimli tasavvufî eserleri mevcuttur. Bunlar arasında kelime-i tevhitdeki harflerin sayısına eşit olmak üzere yirmi dört bölümden düzenlenmiş Esrârü't Talibin adlı risalenin dervişlerin istifade edebilecekleri önemli bir kaynak olduğu rivayet edilir.

Hz. Şirvanî'nin tertibi olan yukarıda adını zikretmediğimiz bir eseri daha vardır. Bu eser, Halvetiyye şubelerinin hepsinde çok önemsenen, 104 kitabın özeti olduğu ifade edilen ve zikir esnasında okunan "Vird-i Settâr"dır. Bu eser, "Vird-i Yahya" ya da "Evrâd-ı Şerif" diye de bilinmektedir.

Bu kıymetli eserde Fahr-ı kâinat Efendimiz'den, dört çâr-ı yâr-ı güzînden, Hz. Hasan ve Hüseyin (r. anhümâ)'dan, Hz. Abbas ve Hamza'dan, Medine halkından (Ensâr) ve bunlara tâbi olanların cümlesinden Allah (c.c.) razı oldu. Kıyamete kadar ebedî olarak İslâm dünyası, bu mübarek ve muazzez ve mükemmel insanları rahmetle, şükranla anacak ve övgüyle söz edecektir.

"Ve neşhedü enlâ ilahe illâllahu vahdehulâ şerîkeleh ilâhen âdilen cebbâra (c.c.) ve meliken kâdiren kahhârâ lizzünûbi gaffara veli'l uyûbî settârâ ve neşhedü enne seyyidenâ Muhammeden 'abduhü'l Mustafa (s.a.v.) ve Resûlühu'l müctebâ (s.a.v.) ve emînühu'l muktedâ (s.a.v) şemsü'd duhâ (s.a.v.) bedrü'd dücâ (s.a.v.) nûru'l verâ (s.a.v.) sâhibü kâbe kavseyni ev ednâ (s.a.v.) Resûlü's sakaleyn (s.a.v.) ve nebiyyü'l haremeyn (s.a.v.) ve îmâmü'l kıbleteyn (s.a.v.) ve ceddü's sibtayn (s.a.v) ve şefıû menfı'd dâreyn (s.a.v.) Resûlen (s.a.v.) mekkiyyen (s.a.v.) medeniyyen (s.a.v.) hâşimiyyen (s.a.v.) kureyşiyyen (s.a.v.) ebtahiyyen (s.a.v.) kerûbiyyen (s.a.v.) rûhiyyen (s.a.v.) rûhaniyyen (s.a.v.) takıyyen (s.a.v.) nakıyyen (s.a.v.) nebiyyen (s.a.v.) kevkeben (s.a.v.) dürriyyen (s.a.v.) şemsen (s.a.v.) mudiyyen (s.a.v.) kameren (s.a.v) nûriyyen (s.a.v) nûraniyyen (s.a.v.) beşîren (s.a.v.) neziren (s.a.v.) sirâcen (s.a.v.) müniren sallallahu Teâlâ aleyhi ve âlâ âlihi ve evlâdihi ve ezvâcihi ve etbaî ve hulefâihi'r raşidîne'l mürşidiyne'l mehdiyyine min ba'dihi husûsen ale'ş şeyhi'ş şefîk kâtili'z zındîk ve fi'r gâri'r refik el mülakkabi bi'l atık el îmâmü ala't tahkik emîri'l mü'mînine seyyidenâ Ebî Bekrini's sıddîk (r.a.) sümme's selâm mine'l meliki'l vehhâb ilâ emiri'l evvâb zeyni'l ashâbi mücâviri'l mescidi ve'l mihrâb en nâtîku bi's sevâb el mezkûru fi'l kitâb emiri'l mü'minîn seyyidenâ Ömer ibni'l hattâb (r.a.) sümme's selâm mine'l meliki'l mennân ilâ emiri'l emân habîbi'r rahman câmii'l Kur'ân sâhibi'l hayâ'i ve'l îmân eş şehîdi fi hâli tilâveti'l Kur'ân emiri'l mü'minîn seyyidenâ Osman ibni affan (r.a.) sümme's selâm mine'l meliki'l veliyyi ilâ emiri'l vasiyyi ibni ammi'n nebiyyi kâlii'l Bâbi'l Hayberî zevci Fâtımate'z Zehriyyi vârisü'l ulûmi'n nebeviyyi emiri'l mü'minîn seyyidenâ aliyyinirradiyyinis'sakiyyil ve fiyyi (r.a.) kerremallahüvech sümme's selâm alâ'l îmâmeyni'l hümâmeyni's seideyni'ş şehîdeyni'l mazlûmeyni'l makbûleyni'ş şemseyni'l kamereyni'l bedreyn el hasîbeyni'n nesibeyn bi'l kadâi'r radiyeyni ve ale'l belâi's sâbireyn emîri'l mü'minîn seyyidenâ ebî Muhammedi'l Hâsan ve ebî 'abdillahî Hüseynî (radıyalaUahu Teâlâ anhümâ) ve âlâ ammeyhi'l kerîmeni'ş şücâayni'l muazzemeyni'l muhteremeyn el Hamzate ve'l Abbâs ve âlâ cemîi'l muhâciriyne ve'l ensâr ve't tâbiiyne'l ahyâr ve'l ebrâr (rıdvânullahi Teâlâ aleynâ ve aleyhim) ecmaîne ve selleme teslîmen ve azzeme ta'zîmen ebeden dâimen hamden kesirân kesirân ilâ yevmi'l haşrî ve'l karâr."

Hz. Pir Ömerü'l Halveti'nin şer'î esaslar üzerine kurduğu ve ikinci Pir Seyyid Yahya-i Şirvanî Hazretleri'nin zamanın icaplarına göre daha da geliştirip genişlettiği Halveti tarikatı, Hz. Şirvanî'den sonra dört ana şubeye ayrıldı:

1. Ruşeniyye: 1528'de dâr-ı beka eyleyen Aydınlı Dede Ömer Ruşenî Hazretleri tarafından kurulmuştur.

Dede Ömer Ruşenî Hazretleri'nin irşat ve terbiyesi altında yetişen halifelerinden ikisi, eş Şeyh Ebu Abdurrahman Muhammed Demirtaş Hazretleri tarafindan Demirtaşiyye ve eş Şeyh es Seyyid İbrahim Gülşenî Hazretleri tarafindan Gülşeniyye-i Halvetiyye kolları kurulmuştur.

Halvetiyye'nin Gülşeniyye kolundan da eş Şeyh Hasan Sezai Efendi Hazretleri tarafından Sezaiyye-i Halvetiyye, eş Şeyh Hasan Hâleti Efendi Hazretleri tarafindan Hâletiyye-i Halvetiyye kolları açılmıştır.

2. Cemaliyye: 1493 ya da 1506'da vefat ettiği sanılan Amasyalı Cemaleddin Halveti Hazretleri tarafindan kurulmuştur. Kanunî Sultan Süleyman'ın mürşid-i kâmili olan bu zat-ı âli, Çelebi Halife ve Aksarayî namıyla da tanınırdı.

Halvetiyye'nin Cemaliyye kolundan eş Şeyh Yusuf Sünbül Sinan Hazretleri tarafindan Halvetiyye'nin Sünbüliyye kolu, Arif-i billah eş Şeyh Şaban-ı Velî Hazretleri tarafindan Halvetiyye'nin Şabaniyye kolu, eş Şeyh es Seyyid Ahmed el Harirî el Assâlî Hazretleri tarafindan Assâliyye kolu ve eş Şeyh es Seyyid Muhammed el Bahşi Hazretleri tarafından Bahşiyye kolu açılmıştır. Halvetiyye Şabaniyye kolundan Karabaş-ı Velî diye anılan eş Şeyh Ali Alaaddîn Efendi Hazretleri tarafından Karabaşiyye kolu açılmış olup bu koldan da eş Şeyh Nasuhî Muhammed el Halveti Hazretleri'ne nisbet edilen Halvetiyye'nin Nasûhiyye kolu ve eş Şeyh Şemsüddîn Mustafa el Bekrî'ye nisbet edilen Bekriyye kolu açılmıştır. Nasûhiyye kolundan da el Hac Mustafa Efendi Hazretleri tarafından Halvetiyye'nin Çerkeşiyye kolu ve bu koldan da eş Şeyh Hacı Halil Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Haliliyye ve eş Şeyh Kuşadalı İbrahim Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen İbrahimiyye kolları açılmıştır.

Halvetiyye'nin Bekriyye kolundan ise, eş Şeyh Mehmet Kemaleddin el Bekri Hazretleri'ne nisbet edilen Kemaliyye kolu, eş Şeyh Seyyid Şemsüddîn Muhammed b. Salim el Hafenî Hazretleri'ne nisbet edilen Hafeniyye kolu, ve bu koldan da eş şeyh es Seyyid Ahmed et Ticani Hazretleri'ne nisbet edilen Ticaniyye kolu açılmıştır. Yine Halvetiyye'nin Bekriyye kolundan eş Şeyh Muhammed b. Abdülkerim el Medenî es Semanî Hazretleri'ne nisbet edilen Semaniyye (Sümmaniyye) kolu, eş Şeyh Seyyid Feyzeddin Hüseyin es Semanî Hazretleri'ne nisbet edilen Fevziyye kolu, eş Şeyh Şihabüddîn Ahmed ed Derderi Hazretleri'ne nisbet edilen Derderiyye (Dardariyye) kolu ve bu koldan da eş Şeyh Seyyid Ahmed es Sâvî Hazretleri'ne nisbet edilen Saviyye kolu açılmıştır.

3. Ahmediyye: 1509'da dâr-ı beka eyleyen Şeyh Ahmed Şemseddin Hazretleri tarafından kurulmuştur.

Halvetiyye'nin Ahmediyye kolundan eş Şeyh Ramazanüddîn Mahfi Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Ramazaniyye kolu, eş Şeyh İbrahim Ümmî Sinan Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Sinaniyye kolu, eş Şeyh Hasan Hüsameddîn el Buhari el Uşşakî Hazretleri'ne nisbet edilen Uşşakıyye kolu, eş Şeyh Niyazî Muhammed el Mısrî Hazretleri'ne nisbet edilen Mısrîyye kolu açılmıştır. Halvetiyye'nin Ramazaniyye kolundan eş Şeyh Hasan Burhaneddîn Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Cihangiriye kolu, eş Şeyh Muhammed el Buhûrî Hazretleri'ne nisbet edilen Buhûriyye kolu, eş Şeyh es Seyyid Ahmed Raûfî Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Raûfıyye kolu. eş şeyh Nureddîn Muhammed el Cerrahi Hazretleri'ne nisbet edilen Cerrahiyye kolu, eş Şeyh Mehmed Hayati Efendi'ye nisbet edilen Hayatiyye kolu açılmıştır.

Halvetiyye'nin Sinaniyye kolundan eş Şeyh Mustafa Muslihiddîn Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Muslihiyye kolu ve bu koldan eş Şeyh es Seyyid Ahmed Zehri Efendi Hazretleri'ne nisbet edilen Zehriyye kolu açılmıştır.

4. Şemseddin-i Sivasiyye: Bu kol, Ahmediyye kolundan devam eder. Şemseddin-i Ahmed Sivasî Hazretleri tarafından kendi adına açılmış olup Halvetiyye'nin Sivasiyye kolu olarak bilinmektedir.

Cenab-ı Hakk'ın yardım ve inayeti, Hz. Peygamber Efendimiz'in ruhani yardımı ve Halveti meşayihinin himmetleri ile çevre bölgelere halifeler göndermek suretiyle tarikatı yayma faaliyetleri, Yahya-yı Şirvani Hazretleri'nin gayretleri ile genişleyerek yukarıda adlarını zikrettiğimiz asıl dört şubeye-Ruşeniyye, Cemaliyye, Assaliyye, Bahşiyye- sonra bu şubelerden kol kol başka şubelerden de Halvetiyye tarikatı bir tarikat fabrikası şeklinde sayısı kırk şubeye kadar ulaşmıştır.

eş Şeyh Pir Ebu Abdullah Siracüddîn Ömerü'l Halveti'den sonra Halvetilik silsilesi şöyle devam eder:

  1. eş Şeyh Anî Emrem Halveti
  2. eş Şeyh Hacı İzzeddîn Halveti
  3. eş Şeyh Sadreddîn Hıtâvi
  4. Pir-i sanî eş Şeyh Yahya-yı Şirvani
  5. eş Şeyh Pir Muhammed Erzincani
  6. eş Şeyh Cemal el Halveti
    27.1 eş Şeyh Zeynüddîn Yusuf Sünbül Sinan (Sünbiliyye)
    27.2 eş Şeyh Pîr Şa'bân-ı Velî (Şa'bâniyye)
    27.3 eş Şeyh Ahmed bin Ali el Assâl
    î (Assâliyye)
    27.4 eş Şeyh Muhammed bin Muhammed el Bahşî (Bahşiyye)
  7. eş Şeyh Hayreddîn-i Tokadı
  8. eş Şeyh Pir Şaban-ı Velî

Cemal Halveti'nin adıyla anılan Cemaliyye şubesi, Halvetilik'in en fazla kolu bulunan şubesidir. Bu şube, önce dört kola ayrılır:

  1. Sünbüliyye: eş Şeyh Zeynüddîn Yusuf Sünbül Sinan Hazretleri tarafından
    kurulmuştur.
  2. Şabaniyye:1568'de Kastamonu'da vefat eden eş Şeyh Pir Şaban-ı Velî
    Hazretleri tarafından kurulmuştur.
  3. Assâliyye: 1638'de vefat eden Ahmed bin Ali el Assâlî Hazretleri tarafından
    kurulmuştur.
  4. Bahşiyye: 1689'da vefat eden Muhammed bin Muhammed el Bahşî
    Hazretleri tarafından kurulmuştur.

Bu dört koldan Sünbüliyye, Assâliyye ve Bahşiyye aynen kalmıştır. Şabniyye ise, gelişip genişleyerek alt kollara ayrılmıştır.