Hoşgeldiniz sayın ziyaretçimiz. Bugün 28 Temmuz 2017.
E-Posta : Parola :
 

Halvetîlik


Turuk-ı 'aliyye, insanları meşrep, mizaç, neş'e ve mesleklerinde hakim olan özellikleri dikkate alır ve bu özellikleri edeb-i Muhammedîye sınırları içinde makûl yönlere kanalize ederek insanın kendinde gizli olan istidadı ortaya çıkarıp kendi öz varlığından haberdâr olmasını sağlamak gayesini güder.

İşte tarikatlar, bu gayenin ışığında zahirin ve bâtının sultanı hâtemü'l enbiyâ Hz. Peygamber (s.a.v.)' in iki neş'esi üzerine kurulmuş olup, Hz. Ali ve Hz. Ebû Bekir (r. Anhümâ)' den Cehri ve Hafi olmak üzere iki koldan yayılmıştır. Zamanla keyfiyyet ve kemiyyet itibarıyla bu tarikatlar gelişip genişleyince kollara hatta şubelere ayrılmıştır.

Bunlar arasında Mevlevîlik gibi hakim nitelik olarak belirli zümrelere, daha ziyâde üst tabaka mensûplarına ve musikişinaslara, Nakşîlik gibi ilimle meşgul olan ilmiyye ve hâcegân (hoca) sınıfına hitap eden tarikatlar görüldüğü gibi toplumun farklı karakterlerine sahip muhtelif zümrelerini aynı anda terbiye altına alma özelliğini taşıyanlar da olmuştur.

Her sınıftan insanlara hitap eden ve mensupları arasında çeşitli meslek sahiplerinin görüldüğü bu tarikat, bu gönül ocağı Halvetîlik' tir.

Halvetîlik, Türk insanını ve toplumunu en fazla etkileyen tarikatlardan biri, belki de birincisidir. Buna bir örnek vermek gerekirse Osmanlı'nın Yükseliş Devri padişahları başta olmak üzere politika, edebiyat, ilim ve sanat dünyasının birçok ünlülerinin ya doğrudan ya da dolayısıyla Halvetîlik'ten feyz aldıklan bilinmektedir.